
<p>Dünyanın en büyük çimento ihracatçıları arasında yer alan Türkiye’nin sektör temsilcileri, Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin (ÇCSİB) düzenlediği toplantıda bir araya gelerek sektörün geleceğini değerlendirdi.</p>
<p>TİM Dış Ticaret Kompleksi’nde gerçekleştirilen toplantıda, küresel pazarlardaki rekabet koşulları, yeşil dönüşüm süreci ve ihracatın önündeki engeller ele alındı.</p>
<p>ÇCSİB Başkanı Ender Şahin’in başkanlığında gerçekleştirilen buluşmaya sektörün önde gelen şirketlerinin üst düzey yöneticileri katıldı. Toplantıda, yaklaşık 100 milyon tonluk üretim kapasitesi ve 1,3 milyar dolarlık ihracat hacmiyle dünya liderliğini sürdüren Türk çimento sektörünün güncel performansı ve gelecek hedefleri masaya yatırıldı.</p>
<p>Küresel ticaretin son dönemde jeopolitik gerilimler ve lojistik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, Türk çimento sektörünün bu zorlu süreçte güvenilir tedarikçi konumunu koruduğunu söyledi.</p>
<p>Çimentonun inşaat, altyapı ve sanayi projeleri için kritik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Şahin, sektörün yalnızca ürün tedarik etmekle kalmayıp, projelerin zamanında ilerlemesini sağlayan stratejik bir rol üstlendiğini ifade etti. </p>
<p>Hürmüz Boğazı gibi küresel ticaret açısından kritik bölgelerde yaşanan krizlere rağmen Türk üreticilerin alternatif lojistik çözümler geliştirerek yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini belirten Şahin, bu yaklaşımın Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki güvenilirliğini güçlendirdiğini vurguladı.</p>
<p>Sektörün 2026 yılının ilk beş ayında yaklaşık 9 milyon tonluk ihracat gerçekleştirdiğini kaydeden Şahin, aynı dönemde elde edilen ihracat gelirinin 551 milyon dolara ulaştığını söyledi.</p>
<p>İhracatçıların karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklara da değinen Şahin, artan üretim maliyetlerine rağmen döviz kurunun aynı hızda yükselmemesinin sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilediğini ifade etti.</p>
<p><img src='/resim/tamboyut/ODcwNzMxOT-cimento-sektorunun-gundemi-jeopolitik-riskler-ve-maliyet-baskisi.jpg'/></p>
<p>Türk çimento sanayisinin büyük ölçüde yerli kaynaklarla üretim yaptığını ve önemli miktarda döviz kazandırdığını hatırlatan Şahin, uluslararası pazarlarda güçlü kalabilmek için fiyat rekabetinin korunması gerektiğini belirtti. Yüksek enflasyonun maliyetleri artırdığına işaret eden Şahin, döviz kurunun piyasa gerçekleriyle uyumlu bir seviyeye ulaşmasının ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik önemde olduğunu söyledi.</p>
<h2>YEŞİL DÖNÜŞÜM SEKTÖRÜN ÖNCELİKLERİ ARASINDA</h2>
<p>Toplantının önemli gündem maddelerinden biri de Avrupa Birliği’nin uygulamaya koyduğu Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) oldu. Şahin, küresel ticaretin giderek daha fazla çevresel kriterlere göre şekillendiğini belirterek, Türk çimento sektörünün düşük karbonlu üretim modellerine yöneldiğini ifade etti.</p>
<p>Avrupa pazarındaki konumun korunabilmesi için karbon emisyonlarının azaltılmasının zorunlu hale geldiğini vurgulayan Şahin, sektörün bu dönüşümü gerçekleştirebilmesi için kamu desteğine ihtiyaç duyduğunu söyledi. </p>
<p>Karbon raporlama süreçlerinin daha net hale getirilmesi ve sektöre özel rehberlerin hazırlanmasının önem taşıdığını belirten Şahin, düşük emisyonlu üretimde kullanılan granüle yüksek fırın cürufu gibi çevreci hammaddelere erişimin kolaylaştırılmasının rekabet avantajı sağlayacağını dile getirdi.</p>
<p>Türk çimentosunun yalnızca yakın coğrafyalarda değil, ABD, Afrika ve Latin Amerika gibi uzak pazarlarda da güçlü bir varlık gösterdiğini hatırlatan Şahin, artan navlun maliyetlerinin ihracatçılar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.</p>
<p>Deniz taşımacılığı giderlerinin satış maliyetlerinde önemli bir paya ulaştığını belirten Şahin, özellikle uzak pazarlardaki rekabet gücünün korunabilmesi için Eximbank desteklerinin artırılması gerektiğini ifade etti. Kredi ve sigorta imkanlarının genişletilmesi ile uygun maliyetli finansman seçeneklerinin ihracatçıların elini güçlendireceğini kaydetti.</p>
<p>Türkiye’nin ABD’ye yönelik çimento ihracatında lider konuma yükselmesinin bazı çevrelerde rahatsızlık yarattığını belirten Şahin, ABD’deki bazı yerli üreticilerin anti-damping girişimlerinde bulunduğuna dikkat çekti.</p>
<p>Türk çimento sektörünün uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda ABD pazarında güvenilir bir tedarikçi olarak kabul gördüğünü ifade eden Şahin, olası bir anti-damping soruşturmasının hem Türkiye’nin ticari itibarı hem de ABD’deki ithalatçı şirketler açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bu nedenle Türkiye’nin ilgili pazarda diplomatik ve sektörel lobi faaliyetlerini kesintisiz sürdürmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Sektör temsilcileri, küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde maliyet baskılarının azaltılması, yeşil dönüşüm yatırımlarının desteklenmesi ve ihracat pazarlarının korunması için kamu ve özel sektör iş birliğinin önemine dikkat çekti.</p>
Arsa Yatırımı Hakkında Ücretsiz Danışmanlık
1974'ten bu yana arsa ve gayrimenkul alanında uzmanız. Sorularınız için bizi arayın.
WhatsApp ile Ulaşın 0 532 547 37 70
Bir yanıt yazın