
<p>Gayrimenkul sektöründe yatırım kararlarını belirleyen dinamikler son yıllarda önemli ölçüde değişti. </p>
<p>Konum hâlâ en önemli unsurlar arasında yer alsa da yatırımcılar artık yalnızca lokasyona odaklanmıyor. Ulaşım altyapısı, teknolojik donanım, enerji verimliliği, sürdürülebilirlik standartları ve yaşam kalitesini artıran özellikler, projelerin değerini belirleyen temel kriterler arasında öne çıkıyor. Bu yeni yaklaşım, hem proje geliştirme süreçlerini hem de yatırımcı beklentilerini yeniden şekillendiriyor.</p>
<p>Özellikle küresel ölçekte hız kazanan altyapı yatırımları, gayrimenkul piyasasında değer artışını destekleyen en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor. Global Infrastructure Outlook verilerine göre, dünya genelinde 2040 yılına kadar altyapı yatırımı ihtiyacının yaklaşık 94 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.</p>
<h2><br />
ULAŞIM YATIRIMLARI BÖLGELERE DEĞER KATIYOR</h2>
<p><br />
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hise Global Kurucu Ortağı Ebru Öz, yatırım anlayışının önemli ölçüde değiştiğini belirterek, geçmişte projelerin daha çok mevcut konumu ve kısa vadeli satış potansiyeliyle değerlendirildiğini, günümüzde ise yatırımcıların gelecekte yaratılacak değeri de dikkate aldığını ifade etti.</p>
<p><img src="/resim/tamboyut/ODY0ODkyNj-gayrimenkul-sektorunde-yatirim-kararlarini-belirleyen-dinamikler-degisiyor.jpg" /></p>
<p>Öz'e göre metro hatları, yeni ulaşım koridorları ve büyük ölçekli kamu yatırımları yalnızca erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda bulundukları bölgelerin ekonomik ve sosyal yapısını dönüştürüyor. </p>
<p>OECD verilerine işaret eden Öz, ana ulaşım akslarının çevresindeki gayrimenkullerde değer artışının yüzde 50'ye kadar çıkabildiğini söyledi. İstanbul'da yeni metro güzergâhlarının geçtiği bölgelerde konut fiyatlarında yüzde 40'a varan yükselişlerin görülmesi de bu dönüşümün dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.</p>
<p>Ebru Öz, yatırımcı profilinde de önemli bir değişim yaşandığını belirterek, yatırım kararlarının artık kısa vadeli alım-satım kazancından çok sürdürülebilir getiri anlayışıyla şekillendiğini dile getirdi.</p>
<p>Bugünün yatırımcılarının kısa vadede likidite, orta vadede düzenli kira geliri ve uzun vadede varlığın değerini korumasını birlikte değerlendirdiğini söyleyen Öz, portföy yönetimi yaklaşımının giderek yaygınlaştığını ifade etti. Hızlı kazanç hedefinin yerini daha istikrarlı ve dengeli getiri beklentisinin aldığını vurgulayan Öz, güçlü projelerde yıllık reel değer artışının yüzde 15 seviyelerine ulaşabildiğini kaydetti.</p>
<p>Gayrimenkulde çevresel ve teknolojik kriterlerin yatırım kararlarında giderek daha fazla belirleyici olduğuna dikkat çeken Öz, sürdürülebilirlik sertifikalarına sahip projelerin Avrupa'da ortalama yüzde 15 daha yüksek değerle alıcı bulduğunu söyledi.</p>
<p>ESG kriterlerine uygun projelerin kira gelirlerinde yüzde 18'e, varlık değerlerinde ise yüzde 12'ye kadar artış sağlayabildiğini aktaran Öz, bazı altyapı yatırımlarının yoğun olduğu bölgelerde toplam değer artışının dört katın üzerine çıkabildiğini belirtti.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde ulaşım odaklı gelişim modeli (TOD), akıllı bina sistemleri, karma kullanım projeleri, enerji verimliliği ve sağlık odaklı yaşam alanlarının sektörün yönünü belirleyeceğini ifade eden Öz, IoT tabanlı teknolojilerin operasyonel verimliliği artırırken yatırımcılar açısından da önemli bir tercih sebebi haline geleceğini sözlerine ekledi.</p>
Arsa Yatırımı Hakkında Ücretsiz Danışmanlık
1974'ten bu yana arsa ve gayrimenkul alanında uzmanız. Sorularınız için bizi arayın.
WhatsApp ile Ulaşın 0 532 547 37 70
Bir yanıt yazın