
<p>Konut piyasasında alıcıların öncelikleri yeniden şekilleniyor. Uzun yıllar boyunca lokasyon–fiyat–ulaşım üçlüsü üzerinden okunan tercih haritasına, artık giderek daha güçlü bir kriter ekleniyor: yaşam kalitesi.</p>
<p>EVA Gayrimenkul Değerleme’nin değerlendirmelerine göre özellikle büyük şehirlerde yeşil alan, sosyal donatı ve sürdürülebilirlik gibi unsurlar, konut seçiminde belirleyici bir ağırlık kazanmış durumda.</p>
<h2>ŞEHİR HAYATINDA BEKLENTİ YÜKSELDİ</h2>
<p>Pandemi sonrasında konuta bakışın değiştiği, “lüks” ya da “artı” olarak görülen açık alanların artık standart beklentiler arasına girdiği ifade ediliyor. Peyzaj düzenlemeleri, yürüyüş parkurları ve açık yaşam alanları; alıcıların şehirden kopmadan doğayla temas kurma ihtiyacını karşılayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor.</p>
<p>EVA Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Abdül Şekür Hop, konut değerlemesindeki yeni yaklaşımı şöyle özetliyor: “Bir konutun değeri artık yalnızca metrekaresiyle ölçülmüyor. İnsanlar daha sağlıklı, daha sakin ve daha dengeli bir yaşam arıyor. Bu da doğrudan gayrimenkul tercihlerini etkiliyor.”</p>
<h2>AYNI SİTEDE BİLE FİYAT MAKASI AÇILIYOR</h2>
<p>Yeni dönemde küçük görünen detaylar, aynı proje içinde bile belirgin değer farkları yaratabiliyor. Yeşil alana bakan daireler ile yoğun trafik cephesindeki daireler arasındaki fiyat makasının derinleştiği, bu etkinin yalnızca satışta değil kira getirisi ve ikinci el performansında da sürdüğü belirtiliyor.</p>
<p><img src='/resim/tamboyut/NDM4MDk1MD-konutta-yesil-alan-etkisi-fiyatlarda-yuzde-20ye-kadar-fark-olusturuyor.jpg'/></p>
<p>Doğayla temas eden cephelerin daha hızlı alıcı bulduğu, kira tarafında ise daha düşük boşluk oranı ve daha güçlü kira seviyeleri oluşturduğu aktarılıyor.</p>
<p>Başlangıçta daha çok üst gelir grubuna yönelik projelerde görünür hale gelen bu eğilimin, zamanla daha geniş bir kitleye yayıldığı ifade ediliyor.</p>
<p>Daha kompakt ve erişilebilir konut alternatiflerinin artmasıyla, orta gelir grubunun da doğa odaklı projelere ilgisinin yükseldiği; özellikle çocuklu aileler ile uzaktan çalışabilen profesyonellerin bu tip projelere yöneldiği vurgulanıyor.</p>
<p>Pandemi döneminde hızlanan şehir dışına taşınma eğilimi, bugün daha dengeli bir tercih setine evrilmiş görünüyor. Tamamen şehirden uzaklaşmak yerine, şehir içinde doğayla bütünleşebilen projelerin daha fazla tercih edilmesi; doğayla temas ihtiyacının geçici bir refleks değil, kalıcı bir beklenti olduğunu ortaya koyuyor.<br />
<br />
Yeşil alanlara yakın konutların çoğu zaman belirli bir fiyat primiyle satılsa da, uzun vadede sağladığı avantajın yalnızca değer artışıyla sınırlı kalmadığı belirtiliyor.</p>
<p>Bu tür projelerin daha düşük risk ve daha sürdürülebilir getiripotansiyeliyle öne çıktığını söyleyen Hop, “Bu segmentte fark hızlı kazançtan çok değerin korunması ve istikrarlı getiri. Arzın sınırlı, talebin güçlü olması uzun vadede bu projeleri daha güvenli hale getiriyor” değerlendirmesini yaptı.<br />
<br />
Doğayla iç içe yaşam önemli bir çekim unsuru olsa da, projelerin şehirle bağlantısı kritik önemini koruyor. Ulaşım olanakları güçlü, altyapısı gelişmiş ve erişilebilir bölgelerde yer alan projelerin hem kullanıcı hem yatırımcı açısından daha yüksek potansiyel taşıdığı ifade ediliyor.</p>
<p>EVA’nın değerlendirmesi, konut piyasasında yeni dönemin anahtarını netleştiriyor: daha yeşil, daha erişilebilir ve daha yaşanabilir yaşam alanları. Bu değişim, yalnızca bugünün değil, geleceğin konut anlayışını da belirlemeye aday görünüyor.</p>
<p><br />
</p>
Arsa Yatırımı Hakkında Ücretsiz Danışmanlık
1974'ten bu yana arsa ve gayrimenkul alanında uzmanız. Sorularınız için bizi arayın.
WhatsApp ile Ulaşın 0 532 547 37 70
Bir yanıt yazın