
<p>Büyük Ölçekli Kentsel Yenileme Projeleri Mimari ve Tasarım Koordinasyon Yöneticisi Mimar Işıl Yıldız<br />
bugünkü yazısında, iklim değişikliğinin getirdiği artan sıcaklıklara karşı mimarların ve kent tasarımcılarının<br />
şehir, sokak ve bina ölçeğinde alabileceği önlemleri kaleme aldı.</p>
<p>İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak en kritik adım, enerji üretimi, sanayi, ulaşım ve inşaat sektöründen<br />
kaynaklanan küresel CO2 emisyonlarının azaltılması olduğunu söyleyen Mimar Yıldız, mimarlar olarak sorumluklularının neler olduğunu kaleme aldı.</p>
<p><img src='/resim/tamboyut/MTE1NDIxND-mimar-isil-yildiz-binalar-iklime-uyumlu-calismali.jpg'/></p>
<p><em><strong>İşte Mimar Işıl Yıldız'ın o yazısı;</strong></em></p>
<p>Büyük Ölçekli Kentsel Yenileme Projeleri Mimari ve Tasarım Koordinasyon Yöneticisi Mimar Işıl Yıldız<br />
bugünkü yazısında, iklim değişikliğinin getirdiği artan sıcaklıklara karşı mimarların ve kent tasarımcılarının<br />
şehir, sokak ve bina ölçeğinde alabileceği önlemleri kaleme aldı.</p>
<p>İklimle Uyumlu Mimari: Daha Serin Binalar ve Şehirler Tasarlamak</p>
<p>İklim değişikliğiyle mücadelede atılacak en kritik adım, enerji üretimi, sanayi, ulaşım ve inşaat sektöründen<br />
kaynaklanan küresel CO2 emisyonlarının azaltılmasıdır. Ancak mimarlar olarak bizim de bir sorumluluğumuz<br />
var: sürdürülebilir konseptler geliştirmek ve yükselen sıcaklıklara rağmen serin kalabilen mekânlar tasarlamak.</p>
<p>Öncelik Şehir Ölçeği<br />
Bir binayı tasarlamadan önce, o binanın içinde yer alacağı şehri düşünmek gerekir. Geniş asfalt, beton ve koyu<br />
renkli yüzeyler gün boyunca ısıyı depolar ve geceleri yavaşça geri salar; bu da “kentsel ısı adası” etkisini<br />
oluşturur.<br />
Büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinde;<br />
● Gereksiz sert zemin kaplamalarının azaltılması<br />
● Ağaçlandırılmış ve yeşil alanların artırılması<br />
● Uygun olan yerlerde açık renkli, yansıtıcı malzemelerin kullanılması<br />
● Hava sirkülasyonuna izin veren açık alanların korunması<br />
● Gölgelik, pergola kullanımları çözümlerini uygulamaya özen gösteriyoruz.</p>
<p>Sokaklar Gölge Sağlamalı</p>
<p>Kamusal alanlar, sıcak hava dalgaları sırasında dahi kullanılabilir kalmalıdır. Gölge, en basit ve en etkili<br />
soğutma stratejilerinden biridir. Mimarlar ve kent tasarımcıları bunu şu unsurlarla sağlayabilir:<br />
● Sokak ağaçları<br />
● Kemerli geçitler ve revaklar<br />
● Saçaklar<br />
● Pergolalar<br />
● Gölgeli oturma alanları<br />
● havuzlu avlular</p>
<p>Bu nokta, mimarlık ile kentsel tasarımın kesiştiği yerdir. Mimarlar olarak binalarımızın çevresindeki ortamı göz<br />
ardı edemeyiz; düşünülmüş tasarım kararlarıyla ona yanıt vermemiz gerekir. Yaşanabilir, konforlu ve erişilebilir<br />
şehirleri ancak birlikte çalışarak ve yapılı çevrenin her yönünü göz önünde bulundurarak yaratabiliriz.</p>
<p>Binalar İklimle Uyumlu Çalışmalı</p>
<p>Bir bina yalnızca çevresine tepki vermez; çevresindeki mikro iklimi de şekillendirir. Binanın yönü, formu,<br />
cephesi,malzemesi ve etrafındaki açık alan, ne kadar ısı depoladığını ve geri saldığını doğrudan etkiler.<br />
Cephede güneş kırıcı çözümlerinin bulunmaması, yaz aylarında iç mekânların hızla ısınmasına; bunun<br />
sonucunda da klimaya bağımlılığın artmasına ya da panjurların gün boyu kapalı tutulmasına yol açabiliyor. Bu<br />
durum hem enerji tüketimini artırıyor hem de doğal ışıktan yararlanmayı engelliyor.</p>
<p>Bu noktada geleneksel mimari önemli bir referans sunuyor. Geleneksel Karadeniz konut tipolojisinde geniş<br />
saçaklar yalnızca yağmur suyunu bina temelinden uzak tutmakla kalmıyor; cepheyi doğrudan güneş ışınlarından<br />
dan koruyarak bir tür güneş kırıcı görevi de üstleniyor. Bu basit ama etkili çözümden yola çıkarak,<br />
projelerimizde cepheye güneş kırıcı sistemleri eklemeyi tercih ediyoruz.</p>
<p>Benzer şekilde Osmanlı avlulu ev mimarisinde avlu, gölgeli ve nemli havası sayesinde çevresindeki mekânları<br />
da serinleten, genellikle bir ağaç ya da havuzla desteklenen bir tür yeşil oda işlevi görüyordu. Büyük ölçekli<br />
projelerde havuzlu avlu alanları ve bitkilendirilmiş teraslar yaratarak dış mekanlardaki ısı etkisini de düşürmeyi<br />
hedefliyoruz.</p>
<p>Mekanik soğutmaya bağımlı kalmak yerine, mimarlar aşırı ısınmayı düşünülmüş tasarım kararlarıyla azaltabilir:<br />
● Dış gölgelendirme elemanları ve derin pencere nişleri<br />
● Cepheye eklenen kayar güneş kırıcı sistemleri veya cephede kısmi pergolalar<br />
● Havalandırmalı cepheler<br />
● Uygun olan yerlerde açık renkli malzemeler<br />
Bina Kendi Kendini Soğutabilmeli<br />
Daha fazla teknoloji eklemeden önce, mimarinin kendisini iyileştirmek gerekir. Pasif soğutma stratejileri arasında;<br />
● Çapraz havalandırma<br />
● Gece havalandırması<br />
● Doğal havalandırmayla birlikte kullanılan termal kütle<br />
● Yeşil çatılar, cepheler ve bitkilendirilmiş teraslar<br />
● Daha serin mikro iklimler oluşturan avlular öne çıkar.</p>
<p>Sonuç Olarak;<br />
En serin bina, en büyük klimaya sahip olan değil; en başından itibaren serin kalacak şekilde tasarlanmış olandır.<br />
Mimarlar olarak her sıcak hava dalgasını durduramayız, ancak bunlara daha akıllıca yanıt veren binalar ve<br />
şehirler tasarlayabiliriz. Her ağaç, her gölgeli sokak, her malzeme seçimi ve her cephe detayı, daha dayanıklı bir<br />
yapılı çevreye katkı sağlar.</p>
Arsa Yatırımı Hakkında Ücretsiz Danışmanlık
1974'ten bu yana arsa ve gayrimenkul alanında uzmanız. Sorularınız için bizi arayın.
WhatsApp ile Ulaşın 0 532 547 37 70
Bir yanıt yazın